|
|||||||||||||||
|
|||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
Sağlık İçin Beyaz Yürüyüş... Hatay Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Sadık Nazik, sağlık kurumlarının işletme, çalışanların sözleşmeli köle olduğu bir sitemi istemiyoruz” dedi.SES Hatay Şubesi, Hatay Tabip Odası ve Hatay Tabip odası Tıp Öğrenciler Komisyonu üyeleri ortaklaşa muayene, ilaçta alınan katkı ve katılım paylarını protesto etmek için beyaz yürüyüş eylemi yaptılar. SES binası önünde başlayan beyaz yürüyüş eylemi İl Sağlık Müdürlüğü önünde son buldu.İl Sağlık Müdürlüğü önünde basın açıklaması yapan Hatay Tabip Odası Genel Sekreteri Nazik, ”Sağlıkta ve sosyal güvenlikte masa bitti. Eşitsizlikleri gidereceğini, sağlık hizmetlerine ulaşımı kolaylaştıracağını ve herkesi genel sağlık ve sosyal güvenlik kapsamına alacağını, bunun için de yurttaşa ek bir yük getirmeyeceğini söyleyerek sağlık ve sosyal güvenlik alanına IMF ve DB yapısal programlarını dayatan AKP hükümetinin cilası bugünlerle pul pul dökülüyor” dedi. Sağlıkta katkı payı, katılım payı, fark ücreti ve tamamlayıcı sigorta ile hükümet elini vatandaşın cebinden bir türlü çıkarmadığını ifade eden Nazik açıklamasın şöyle sürdürdü; ”Hastanelerdeki fark ücreti % 30’dan, % 70’lere çıkarıldı. Yeşil kartlılardan muayene ücretleri alınmaya başlandı. Anne-baba sigortalı olmayan 18 yaş altı çocuklar için kısıtlamalar getirildi. Hayati ilaçlar ve bazı tetkikler ödeme planından çıkarıldı. Bunlar da artan sağlık harcamalarına bağlandı. Peki şimdi soruyoruz; Sağlıkta özelleştirme programının sonucu artan sağlık harcamalarının sorumlusu yurttaş mıdır ki fatura her biçimiyle halka kesiliyor. Bunun aksine bakanların ve milletvekillerinin sağlık hakları genişletiliyor. Onlar Amerika’da tedavi olurken, sigortası olmayanlar, primini ödeyemeyenler ölümü mahkûm ediliyor. Birinci basamak sağlık hizmetleri aile hekimliği kurumuna devredilmiş, koruyucu sağlık hizmetleri verilemez duruma gelmiştir. Önümüzdeki süreçte SGK, aile hekimliği birimlerini de uluslararası şirketlere satacak; aile hekimleri de oluşan sağlık piyasasıyla düşük ücrete çalışan, istenildiğinde kapı önüne konulacak, işverenin iki dudağı arasından çıkacak sözle sözleşmesi feshedilebilecek bir çalışan haline getirilecektir. Hükümete buradan sesleniyoruz. 4B, 4C vekil, taşeron adı altında güvencesiz çalışmaya son verilmelidir. Tüm çalışanların tek statüde ve güvenceli çalışmasını istiyoruz. Rekabeti körükleyen, kalıcı olmayan performans ücretlendirmesi yerine, emekliliğimize de yansıyacak insanca yaşamaya yetecek, kalıcı ve güvenceli temel bir ücret istiyoruz.Sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı istiyoruz. Esnek-kuralsız, fazla çalışma ve angarya istemiyoruz. Sağlık hizmetlerini ticarileştiren ve güvencesiz çalışmayı olağanlaştıran; aile hekimliği sistemi, tam gün yasası ve kamu hastane birlikleri yasa tasarısının durdurulmasını, geri çekilmesini istiyoruz. Sağlıkta katkı-katılım payı ve her türlü ilave ücretlerin kaldırılması ve anayasayla güvence altına alınmış olan sağlık hakkının tüm yurttaşlara sağlamasını istiyoruz. Kısaca sağlık kurumlarının işletme, çalışanın sözleşmeli köle olduğu bir sistemi istemiyoruz”. |
|||||||||||||||
|
|||||||||||||||
|
|||||||||||||||