|
|||||||||||||||
|
|||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
Kim Haklı?... Dursunlu Beldesi Yamaç Sokak No 29' da oturan Suphi Altınöz adlı vatandaş, yan komşusu tarafından evinin yanında yaptırdığı kazan dairesinin kendisinin ve ailesinin sağlığını tehlikeye soktuğunu ve Dursunlu Belediyesine başvuru yapmasına rağmen belediyenin konuya kayıtsız kaldığını kaydederek, yıkım kararı olmasına rağmen kazanın yapıldığı kulübeyi mühürlemediğini iddia etti.Mağdur durumda olduğunu ifade eden Vatandaş Suphi Altınöz Gazetemizi ziyaret ederek yaptığı açıklamada, “Arsamı 1990 yılında rahmetli Reşit Aslan’ dan tapusuz aldım. Reşit Aslan güvenilir biri olduğu için bütün mahalle benim gibi tapusuz arsa alıp ev yapmıştı. İfraz yapılmasıyla beraber 1999 yılında tapumu aldım. 1990 yılında başladığım inşaatını yapıp bitirdi. Kömür kazanını bodrum yerine yasalara aykırı olarak balkonumun altına koymuşlardır. Bu nedenle kömür tozu yüzünden pencere açamamaktayım. 2007 yılında Çevre denetim tutanağı ile kazanın verdiği zararı tespit ettirdim. Komşularıma evimin halini gösterip kömür tozlarından nasıl bir siyahlık içinde olduğunu, eşimin astım hastası olduğunu ve bu kara toz bulutlarından çok etkilendiğini söyleyerek kazanı kaldırmalarını rica ettim. Bu girişimimden sonuç alamadım. Belediye Başkanına çevre raporu ile beraber başvurdum. Uzunca bir süre “söz, kaldıracağım” deyip oyaladıktan sonra “Onlar senden güçlü, ne halin varsa gör” diyerek beni ve eşimi odasından kovmuştur. Belediye Başkanının bu tutumu doğru mu? Kaçak inşaatla beni tehdit edip şikâyetimi geri çektirmeye kalkması tarafsızlığın neresindedir? Benim evim Belediye oluştuğu zaman ki hali hazır haritada mevcuttu. Beldenin bütün evleri böyle değil miydi? Kimden ruhsat istedin de benden istiyorsun? Hak ve Adalet Bu mu? Dursunlu Belediye Başkanı, Mahkemeye başvurmam üzerine eklenti için yıkım kararı almak zorunda kalmıştır. Ama ne yazık ki fiiliyata sokmak konusunda bir girişimi almamıştır.Vilayet’ e başvurmam sonucunda Vilayet’ in durumu sormasına karşılık verdiği cevap ise “Ben yıkım kararı aldım. İhaleye kimse katılma dı ve kazan etrafa (tek taraflı verilen Çevre kararına göre) zarar vermiyor. Bu yüzden mühürleme yapmadım. Olmuştur.Başkana Soruyorum; 2007 yılında verdiğim rapora göre neden işlem yapmadın? Aynı kurumun verdiği raporu bugün niye gerekçe gösteriyorsun ve yıkım kararı olan bu yerin mühürlenmesi zorunlu olduğuna göre niye mühürlemiyorsun? Bunlar, taraf tuttuğunun açık delili değil mi?Vilayet’ in Dursunlu Belediye Başkanına en son gönderdiği yazıda “Gereğini yap” demektedir. Sayın Başkan ne yapacaksın? Kanatlı Ailesine de soruyorum. Hepiniz tahsilli ve münevver insanlar olarak bunu yapmayı nasıl uygun görüyorsunuz? Vicdanlı ve hak sahibiyiz demek yetiyor mu? İnşaat Mühendisleri Odasına ve Mimarlar Odasına da sesleniyorum. Üyelerinizin yaptığı meslekleriyle bağdaşmayan bu işleme “Aferin” diyor musunuz? Doktor Ali Kanatlı’ ya gelince, Bir “Doktor” ve “Çevre Koruma Derneği Başkanı” olarak bu durumu nasıl izah edeceksin? Sayın Doktor Baz istasyonu için Reyhanlı Belediye Başkanına teşekkür etmektesin, toz bulutu içinde bıraktığın “Komşun” olan “Ben” Çevreye olan duyarlılığından dolayı keşke sana teşekkür edebilsem. Bu arada mensubu olduğun Çevre Koruma Derneğini sorumluluklarınız gereği olarak evime davet ediyorum. Ne halde olduğumu bir görsünler ve vicdanlarını kullansınlar. Ben gariban, kendi halinde bir vatandaşım. Vur abalıya misali üzerime gelmeleri, mahkemelerle susturmaya çalışmaları vicdanın ve adaletin neresine sığar. Param olmayabilir ama Allaha ve haktan yana olan yetkililere güveniyorum. Herkese sesleniyorum. Ve duyarlı olmasını bekliyorum.” dedi |
|||||||||||||||
|
|||||||||||||||
|
|||||||||||||||